Sonbaharda nereye gitmeli?

Yaz sıcakları, tatil telaşları yerini huzurlu geçirilebileceğiniz güz aylarına bıraktı. Kimilerinin benim gibi ‘Yaz bitmesin, kış gelmesin’ dediğini duyar gibiyim. Okulların açılmasıyla daha da sakinleşti ortalık ,hem kendini dinleyebileceğin hem de yaz mevsimiyle sınırlı kalmadan gönlünce gezebileceğin, gezerken doğada var olmanın verdiği huzurla ruhunu da dinlendirebileceğin birbirinden güzel günler seni çağırıyor…Havaların tadını çıkarabileceğiniz harika rotalar seçtim bugün sizin için. Belki küçük bir haftasonu kaçamağı belkide uzun soluklu bir bahar tatili. Seçim sizden rotalar benden…

Bozcaada: Biraz dinginlik ve huzur isteyipte şöle köşenize çekilip kitap okuyabileceğiniz bir yer burası. Deniz kıyıları, rüzgar gülleri ve teknelerin martı sesleriyle buluştuğu, taze balıkların yendiği,sanah kahvaltılarına renkli reçellerin eşlik ettiği ve akşamına bahar rüzgarını içinizde hissedebileceğiniz bir rota.Gidelecek yerler arasında; Bores, Baklataş,Habbele plajı,Ayazma plajı(en çok tercih edilen noktaymış),Sulubahçe plajı,Bozcaada kalesi,Yel değirmenleri,Artlisa(sanatseverler için)

Gölcük / Bolu: Kartpostalları andıran doğası ile Bolu/Abant Tabiat parkında sarının, turuncunun ve yeşilin harika uyumu seni burada kendine aşık edecek.Sonbaharı kalbinden dinlemek isteyenleri burayı tavsiye ediyoruz.

Kapadokya: Doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği yerdir bana göre Kapadokya.  Coğrafik olaylar Peribacaları’nı oluştururken tarihi süreçte insanlarda bu peribacalarının içlerine ev,kilise oymuş bunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.Gitmekten asla bıkmayacağım bu rotadaki deneymlerimi okuyarak daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

post 1 , post 2, post 3

Nemrut Dağı: Tanrıların dağı Nemrut’ta gizemli hatıralar saklı.Merakını yenemeyerek dağa çıkmaya karar veren Karl Sester gördükleri karşısında adeta dili tutulur.Bu keşifin hikayesi gizli bir tarihi ortaya çıkarır.Nemrut’a çıkan herkesin bu eşsiz güzellik karşında özellikle de gün batımında dili tutuluyor.

Balıklıgöl/Şanlıurfa: Sonbaharda farklı bir güzelliğe bürünen Balıkgöl’ün etrafında sıralanan asırlık çınarların ve kavak ağaçlarının sarı yaprakları bu kutsal topraklara ayrı bir güzellik katıyor. Hazreti İbrahim’in doğduğu ve dönemin hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen bu kutsal mekan ziyaretçilerini huzura ermiş bir şekilde uğurlamaya devam ediyor.

Silifke / Mersin: Küçücük bir koyda Narlıkuyu’da sabah Kızkalesine karşı yapacağın Yörük kahvaltısının tadı damağında kalacak. Cennet Cehennem Mağaraları,Astım Dilek Mağarası, Narlıkuyu Mozaik Müzesi‘nin dünyaca ünlü 3 Güzeller Mozaiği’ni görmeyi,adamkayaları ziyaret etmeyi,balığın yanında gün batımına karşı rakını içmeyi asla es geçme.

Karadeniz/ Çamlıhemşin: Rize’ye bağlı ilçe eylül ayında oksijen solumak ve kurak bir yazın ardından suya yakın olmak isteyenlere hitap ediyor.Sonbaharda sarı ve yeşilin binbir çeşit tonuyla benzersiz bir görüntüye kavuşan ormanların içinde yürümek, trekking yapmak, Ayder Yaylası’nda dolaşmak için çok iyi bir zaman. Bölgede kalınabilecek küçük ve güzel pansiyonlar var. Ayder Yaylası, romatizmaya iyi gelen sıcak su kaplıcalarıyla da ünlü.

Kaz Dağları: Ege’de kışın yaprak döken ağaçların bol olması, deniz ve ormanın birlikteliği sonbaharı daha da farklı kılıyor.Tertemiz akan şelalelerin ardında kalan, sarı ve turuncu yapraklarla donanmış ağaçlarla karşılaşmak hoşunuza gidecek. Küçükkuyu, Akçay, Altınoluk ve Güre gibi denize kıyısı olan bölgelerde konaklamanız mümkün.

...

Yorumu Doğrula *

Recommended Posts
Want The Fashion Contact

We're not around right now. But you can send us an email and we'll get back to you, asap.