7. KITA

Bu aslında biraz geç kalmış bir yazı ama bu hala siteme bu partı eklememe ve sanat sevdamın önüne geçmesine engel değil.

Yedinci Kıta, sanatı, insanın etkilerini, takip ettiği yolları, bıraktığı izleri ve insan-olmayanlarla etkileşimini araştıran bir antropoloji olarak tanımlıyor. Bienal ana başlığını, Antroposen çağının küresel ısınmayla birlikte en gözle görünür sonuçlarından biri olan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alıyor. Popüler bilimdeki adıyla “Yedinci Kıta”, 3,4 milyon kilometrekare genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana geliyor. İnsan atıklarının okyanusun ortasında dünyaya yeni bir kıta kazandırdığı bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturmuş.

Toplantı için İstanbul’da olduğum sıra bu sergiyi 40 dkda gezmeye çalıştığımdan tüm görselleri biriktirme fırsatım olmadı. O yüzden beni en çok etkileyen bölümleri eklemek istedim.

Sanırım duyusal olarak beni etkisi altına almış olan ve uzun zaman aklımdan çıkaramadığım kısım burasıydı. Su altından kaçış yok! nasıl mı? iklimsel değişkenlikle ,bozduğumuz ekolojinin ve kirlettiğimin tonlarca suyunun etkisi altında kalan canlılar sadece oksijeni soluyanlar değil. Denizin altında ki canlıların koro halinde ki çıkardığı çığlık seslerine toplu olarak şahit olmak çok acı ve derinden sarsıcı bir etki yaratıyor. Uzun süre etkisinden arkadaşlarımla beraber çıkamadık.

...

Yorumu Doğrula *

Recommended Posts
Want The Fashion Contact

We're not around right now. But you can send us an email and we'll get back to you, asap.